|
DOĞRU İŞE DOĞRU
ADAM:
ELEMAN SEÇİMİ SÜRECİNDE
PSİKOLOJİK TESTLERİN KULLANIMI
Günümüzde, artan rekabet ve sınırlı kaynaklar sebebiyle işverenler için doğru
kişiyi doğru işte istihdam etmek gittikçe önem kazanmış ve daha da kritik bir
karar haline gelmiştir. İşin gerektirdiği özelliklere sahip profesyonelleri
kuruma çekmek dışında, bu kişiler içerisinden gerçekten doğru kişiyi seçmek,
sonrasında ise geliştirmek ve elde tutmak çok daha zorlaşmış durumdadır.
Bilinçli işverenler, artık kişi ve pozisyon eşleştirmesini doğru yapmak için
eskisinden daha fazla çaba göstermekteler. Çünkü pozisyona, işe ya da kuruma
uygun olmayan kişileri istihdam etmenin uzun dönemde düşük motivasyon, düşük
performans vb. uzun dönemde kuruma maliyeti çok yüksek sorunlara yol açacağının
olacağının farkındalar. Tüm bunların yanında, hayatımızın büyük bir kısmının
işte geçiyor olması ve buna bağlı olarak gittikçe önem kazanan kaliteli bir
yaşam sürme ihtiyacı çalışanları tatmin edici ve yeteneklerine uygun işler
aramaya yönlendirmiştir.
Doğru bireyin doğru işe yerleştirilebilmesi ise hem bireylerin hem de kurumların
ortak sorumluluğu haline gelmiş durumda. Genellikle, işe alım sürecinin iki
yönlü bir süreç olduğu, hem bireyin kurumu seçmesi hem de kurumun bireyi seçmesi
karşılıklı olarak gerçekleştirildiği taktirde daha verimli olabileceği göz ardı
edilmektedir. Oysaki bu seçimin her iki taraf için de doğru olması uzun dönemde
hem çalışanın işten tatminin artmasına hem de kurumun performansına olumlu
katkıda bulunmaktadır.
Peki personel seçim sürecinde doğru kişiyi doğru pozisyona yerleştirebilmek için
neler yapabilir? İşte bu aşamada, insan kaynakları profesyonellerinin ve işe
alımdan sorumlu diğer yöneticilerin son dönemde daha sıklıkla tercih ettiği; bu
eşleştirme sürecini hem objektif hem de daha somut ve öngörü gücü yüksek
verilere dayandıran bir yöntem olan “psikolojik test” kullanımından
bahsedebiliriz.
Genel anlamı ile “Psikolojik Testler” bireylerin yetenekleri, becerileri,
performansları, güdüleri, tutumları, davranışları vb. hakkında bilgi verecek
soruların sorulmasına ortam ve olanak sağlayan sistemli bir yaklaşım olarak
tanımlanabilir. Uygulamalara baktığımızda psikolojik testler hem kurumsal hem de
bireysel amaçlar için kullanılabilmektedir. Bireyler kendilerini tanıma,
kişilikleri, yetenekleri, becerileri ve benzeri konularda farkındalık kazanarak
yakın ve uzak gelecekteki yaşamlarını belirleyecek seçimlerde bulunma, meslek
belirleme ve kariyer yollarını çizmede psikolojik testlerden
faydalanmaktadırlar. Kurumlar ise, işe alım ve yerleştirme süreçlerinde bireyler
arası farklılıkların saptanarak, doğru özelliklere sahip kişilerin doğru
yerlerde görevlendirilmesinde; kariyer planlama süreçlerinde bireylerin kurum
içerisinde doğru pozisyonlara yönlendirilmesinde; terfilerde kişinin güçlü ve
gelişmesi gereken yönlerinin belirlenmesi ve bir üst pozisyon için
yetiştirilmesi kararının alınmasında; eğitim ihtiyacının saptanmasında
bireylerin gelişmesi gereken yönlerinin saptanarak ihtiyaca yönelik eğitimlerin
verilmesinde; ekiplerin oluşturulması sürecinde proje ekipleri seçilirken ya da
departman üyeleri belirlenirken uyum içinde çalışabilecek kişilerin, takımların
belirlenmesinde psikolojik testlere başvurmaktadırlar.
Bu yazının odağını oluşturan eleman seçimi sürecinde psikolojik testlerin
uygulanmasının temel faydası kurumun beklentilerine, pozisyonun ihtiyaçlarına ve
yetkinliklerine en uygun kişilerin objektif değerlendirmeler sonucu kısa zamanda
ve ekonomik yöntemlerle belirlenebilmesidir. Psikolojik test uygulamalarının
kurumlara sağladığı diğer faydalar ise standart eleme yapılmasını sağlayarak,
seçim sürecinin verimliliğini ve öngörü geçerliliğini yükseltmek, süresini
kısaltmak, pozisyona uygun adayların seçilerek eleman devir hızının
düşürülmesini sağlamak ve buna bağlı maliyetleri düşürmektir.
Kurumun performansının bireylerin performansına bağlı olduğunu düşünürsek, işi
yapacak kişinin, o işin gerektirdiği bilgi, yetenek ve kişilik özelliklerine
sahip olması giderek daha çok önem kazanmaktadır. Araştırmalar, işin
gerektirdiği bilgi, yetenek ve kişilik özelliklerine sahip bireylerin işlerinde
daha verimli ve mutlu olduklarını ve yüksek performans gösterdiklerini ortaya
koymaktadır. Pozisyonlar için normlar geliştirerek seçim kalitesinin standart ve
kalıcı olmasının sağlanmasına; işe alım süreçlerini standart hale getirerek
işgücü kalitesinin zaman içersinde istatistiksel yöntemleri kullanarak
incelenmesine ve geliştirilmesine yol açmak psikolojik test kullanımının diğer
faydalarıdır.
Daha geniş bir açıdan değerlendirildiğinde, psikolojik testlerin kullanımı işe
alım sürecinde kullanılan diğer yöntemlere de katkı sağlamaktadır. Psikolojik
testler sayesinde görüşmelerde değerlendirilemeyen zihinsel becerileri
ölçülebilmekte; kişilik profilleri kullanılarak, görüşmelerin daha yapısal bir
çerçevede uygulanması sağlanmakta ve geçerlilik düzeyi yükseltilebilmektedir.
Ayrıca görüşmelere, kritik özelliklerine göre elenmiş ve sıralanmış adayların
katılmasını sağlayarak görüşme yapılacak aday sayısını azaltmakta, seçim
sürecinin maliyetini düşürmekte ve aday başına görüşme süresini uzatmaktadır.
Bunun yanı sıra psikolojik testler sayesinde çok yüksek başvuru alan
pozisyonlarda geçerli ve adil bir eleme yapabilmekte; yönetici seçiminde,
adayların pozisyondaki davranışları öngörülebilmekte ve detaylı olarak
değerlendirebilmektedir. Bu sayede görüşmelerde benzer performans gösteren
adaylar arasında daha doğru, objektif ve tarafsız bir seçim yapabilmektedir.
İşe alımda psikolojik test kullanımından maksimum fayda sağlanılabilmesi için bu
sürecin sağlıklı bir biçimde yürütülmesi çok önemlidir. Sağlıklı bir süreç
genellikle şu aşamalardan oluşur:
• İş tanımının oluşturulması,
• Yetkinliklerin belirlenmesi,
• Ölçüm araçlarının belirlenmesi,
• Ölçüm araçlarının adaptasyonu,
• Uygulama, değerlendirme ve raporlama
“İş tanımının oluşturulması” aşamasında iş analizi yöntemleri kullanarak ilgili
pozisyonda çalışan kişinin yaptığı işler ve temel sorumluluklar, ayrıca pozisyon
için gerekli bilgi, beceri, yetenek ve diğer kişilik özellikleri ortaya
çıkarılır. Bunlardan yola çıkarak ilgili pozisyonda yüksek performans göstermek
için gerekli olan kriterlerin (yetenek, beceri, davranış vb.) yani
“yetkinliklerin belirlenmesi” ikinci aşamadır. Üçüncü aşamada ise bu
yetkinliklerin hangi psikolojik araçlar ile değerlendirilebileceğine karar
verilir. Belirlenen yetkinliklerin değerlendirilmesi ile ilgili değerlendirme
araçları belirlendikten sonra araçların/testlerin kuruma özel hale getirilmesi
için yapılan “adaptasyon” çalışması aşamasında kuruma özel, pozisyona özel,
sektörel, bölümsel vb. norm çalışmaları yürütülür. “uygulama” aşamasında ise
testin özelliğine göre uygulamalar kağıt-kalem ortamında ya da bilgisayar
ortamında, grup ya da münferit olarak gerçekleştirilebilmektedir. Testlerin
“değerlendirme ve raporlama” sı ise elle (manuel olarak) ya da bilgisayar
ortamında standart yazılımlar kullanarak yapılabilmektedir.
İşe alım süreçlerinde anlamlı ve doğru sonuçlar verecek psikolojik testlerin
seçim de süreci etkileyecek faktörlerdendir. Dolayısıyla bu tür testlerde
öncelikle aranacak nitelikler standardizasyonu yapılmış, güvenirliği ve
geçerliği yüksek, normları belirlenmiş, uygulama, puanlama ve yorumlama
kolaylığı ile zaman ve emek kazanımı sağlıyor olmasıdır. Geçerlilik Çalışması,
bir kurumda uygulanan testlerin ve envanterlerin o kurumda kullanılma amaçları
doğrultusunda verimli olup olmadıklarının araştırılmasını içerir. Güvenilirlik
çalışması ise testin ya da envanterin, ölçtüğü özelliği içsel şartlardan veya
dışsal şartlardan etkilenmeden hep aynı şekilde ölçmesini ifade eder. Geçerlilik
ve güvenilirlik çalışmalarının yanı sıra standardizasyon çalışmaları
çerçevesinde testleri ülke kültürüne göre hazırlamak/adapte etmek de
gerekmektedir. Bahsi geçen bu özellikler aranmadığı taktirde ölçülmek istenenle,
ölçülen arasında bir tutarsızlık oluşacağından, bu durum bütün sistemin
başarısızlığına sebep olacaktır.
Psikolojik testlerin yanlış amaçlarla ya da yanlış biçimlerde kullanılması hem
bu araçları kullanan işverenlerin hem de testler ile değerlendirilen adayların
objektif, güvenirliliği ve geçerliliği olan testlere ve yöntemlere karşı
güveninin sarsılmasına yol açmaktadır. İşveren açısından pozisyon için doğru
test paketinin oluşturulması bu güvenin temini ve korunmasında yapabileceği en
önemli hamledir. Doğru test paketi, bir pozisyonda başarıyı belirleyen kritik
performans kriterlerinden, testler tarafından değerlendirilebilen zihinsel
yetenek ve kişilik özelliklerini ölçen testlerden oluşan testler grubudur.
Zihinsel Yetenek ve Becerinin değerlendirilmesinde bir pozisyonda başarıyı
birinci derecede belirleyen spesifik zihinsel beceriler ve yetenekleri (analitik
düşünme yeteneği, hafıza, sayısal hesaplama yeteneği, dikkat, yabancı dil,
el-göz koordinasyonu, motor beceriler vb.) ölçen testler seçilmelidir. Kişilik
özelliklerinin değerlendirilmesinde ise bir firmada, bir pozisyonda, başarıyı
belirleyen davranış özelliklerini tanımlayan temel ve davranışsal yetkinlikleri
işinde gösterme potansiyeli olan kişilerin özelliklerini tespit etmek amacıyla
kullanılan kişilik envanterlerinden faydalanılmalıdır. Yapılabilecek diğer bir
hamle de diğer alanlarda olduğu gibi psikolojik testlerin kullanımında da dikkat
edilmesi gerekli etik kurallara uymaktır. Testin hangi amaca hizmet edeceğini
bilerek test seçilmeli ve kullanılmalı; uygulanacak testin, ölçmeyi amaçladığı
özelliği ya da niteliği ölçebildiği ve ölçtüğü özelliği içsel şartlardan veya
dışsal şartlardan etkilenmeden hep aynı şekilde ölçebildiği kanıtlanmış
olmalıdır. Testlerin uygulanması sürecinde ise, testin standart ortamlarda
uygulanması ve testi uygulayan kişilerin bu konuda yeterli bilgiye ve deneyime
sahip olması dikkat edilmesi gereken konulardandır.
Türkiye'de psikolojik testlerin kullanımı, artan ihtiyaçla birlikte giderek
yaygınlaşmakta, özellikle eleman seçimi sürecinde sıklıkla yetenek ve bilgi
testleri, psikomotor testler, kişilik, yetkinlik ve tutum envanterlerinden
faydalanılmaktadır. Bunların bir kısmı dünyadaki kullanımları yaygın olan ve
Türk kültürüne adapte edilmiş ürünler, bir kısmı da tamamen Türkiye’de
geliştirilmiş araçlardır. Çoktan seçmeli testlerin yanı sıra kişilerin belirli
bir pozisyona uygunluklarını kuruma özgü vakalar üzerinden belirlemeyi
amaçlayan, bireyler ve grup bazında uygulamalardan oluşan vaka çalışmaları da
ölçme ve değerlendirme kapsamında düşünülebilmektedir.
Tekstil sektörüne yüzümüzü çevirdiğimizde özellikle mavi yakalı personelin işe
alım sürecinde psikolojik test kullanan firmalar olmakla birlikte henüz yaygın
hale gelmediği görülmektedir. Bunun başlıca iki sebebi olduğu düşünülmektedir:
Birincisi, kurumlarda işe alma fonksiyonundan sorumlu kişilerin psikolojik
testlerin sağlayabileceği faydalar hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması;
ikincisi ise mavi yakalı pozisyonların seçimine yönelik testlerin kolay
ulaşılabilir olmaması ihtimalidir. Beyaz yakalı pozisyonlara bakıldığında ise
genellikle işe alım sürecinde özgeçmişler üzerinde yapılan eleme sonrası
gerçekleştirilen yüz yüze görüşmelerle adayın teknik bilgisi, kişiliği, yabancı
bilgisi vb. sübjektif biçimde değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Bu
pozisyonlarda psikolojik test kullanımı fazla yaygın olmasa da aslında araçların
ulaşılabilirliği daha kolaydır.
Son yıllarda psikolojik testlerin ulaşılabilirliği, Türkiye’de bu konuda
danışmanlık veren kurumların sayısının ve bilinilirliğinin artmasıyla ve
İnternet gibi teknolojik gelişmelerin sağladığı uygulama ve değerlendirme
avantajları sayesinde kolaylaşmıştır. Psikolojik testler konusunda hangi kurum
ile işbirliği yapılıyor olunursa olunsun, hem uluslararası hem de Türkiye’deki
en son gelişmeleri takip eden uzmanlarla çalışıyor olmak bir avantaj olarak
karşımıza çıkmaktadır. Tekstil sektörü için ise İTKİB İnsan Kaynakları ve Eğitim
Şubesi hem yaptığı öncü çalışmalar hem de özerk yapısı sebebiyle danışılabilecek
iyi bir referans noktası olarak öne çıkıyor. Özellikle sektörü bilinçlendirme
amacıyla düzenledikleri seminerler ve mavi yakalı personelin seçimine yönelik
olarak geliştirdikleri testler ile sektörde işgücü istihdamının verimli şekilde
gerçekleştirilmesi için gösterdikleri çaba kısa dönemde çok büyük katkı
sağlayacaktır.
Son olarak, şunu belirtmek gerekir ki psikolojik testler işe alım ve diğer insan
kaynakları süreçlerinin daha objektif ve verimli bir biçimde yürütülmesinde
oldukça fayda sağlasalar dahi, bu testlerin birer amaç değil sadece işe alım
kararı verilmesi için birer araç olduğu unutulmamalıdır. Test sonuçları dışında
diğer alternatif teknikleri kullanarak bireyden alınacak tüm bilgileri bir araya
getirip son kararı vermek en sağlıklı yöntemdir. Bunun yanı sıra işe alımdan
sonra da gelişimi planlama ve takip için de ölçme ve değerlendirme
tekniklerinden faydalanmak yapılan işin devamlılığı açısından önemli ve
gereklidir.
Psikolojik testler ve DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nün online ölçme,
değerlendirme ve araştırma platformunu tanımak için
www.dbe.com.tr ve
www.dbe-online.com adresli web
sitelerini ziyaret ediniz.
|
|
|